Havacılıkta güvenlik, sadece yazılan kurallarla sağlanmaz. Asıl fark yaratan, yazılmayan ama hissedilen şeylerdir. Bazen hiçbir sistem uyarı vermezken, insanın içindeki ses devreye girer. O ses, çoğu zaman operasyonun görülmez sigortasıdır. Operasyonel hayatta her şey kağıt üzerinde kusursuz görülebilir. Hava uygundur, uçak uygundur, ekip uygundur, planlama uygundur. Ancak yine de insanın içinde tarif etmesi zor bir huzursuzluk oluşabilir. Açık bir gerekçe yoktur ama bir şeyin yeniden kontrol edilmesi gerektiği hissi doğar. İşte bu his, yıllar içinde fark edilmeden biriken tecrübenin kendini hatırlatma biçimidir.
Tecrübe, yüksek sesle konuşan bir şey değildir. Kendini ispat etmeye çalışmaz, iddia etmez. Ama doğru yerde konumlandırıldığında operasyonu fark edilmeden daha güvenli, daha akışkan ve daha yönetilebilir hale getirir. Çoğu zaman bunun farkına bile varılmaz. Çünkü işler zaten “olması gerektiği gibi” ilerliyordur. Havacılıkta tecrübeli kişilerin operasyonun belirli noktalarında bulunması, süreci yavaşlatmaz; tam tersine sadeleştirir. Deneyim karmaşayı arttırmaz, karmaşayı erken fark eder. Aynı problemi daha önce farklı biçimlerde yaşamış olmak, panik yerine sakinliği, suçlama yerine çözümü getirir. Bu da ekip içi iletişimi güçlendirir ve karar alma süreçlerini netleştirir. Burada bir hiyerarşi savunmasından söz etmiyorum. Genç meslektaşların enerjisi, hızı ve yeni bakış açıları havacılık için vazgeçilmezdir. Ancak tecrübe, bu dinamikliği bastırmak için değil; doğru yöne yönlendirmek için vardır. Risk almaya engel olmaz, riski yönetebilir hale getirir. Asıl katkısı da burada ortaya çıkar.
Operasyonun daha akışkan ilerlediği, sorunların büyümeden çözüldüğü ortamlarda genellikle görülmeyen bir ortak payda vardır; doğru zamanda doğru müdahaleyi yapan deneyimli bakış. Bu müdahale çoğu zaman bir cümle, bazen sadece bir duraksama ya da “bir kez daha bakalım” demektir. Ancak zincirin kırılmasını engelleyen de çoğu zaman bu küçük dokunuşlardır. Resmi kurumların insan faktörü üzerine yayımladığı çalışmalar da bu yaklaşımı destekler. Örneğin Uluslararası Sivil Havacılık Örgütü (ICAO), insan faktörünü tanımlayan eğitim materyallerinde şöyle der:
-"Appreciate that human error can not be totally eliminated; it must be controlled (insan hatasının tamamen yok edilemeyeceğini kabul etmek gerekir; ancak kontrol altında tutulmalıdır)".
Bu ifade havacılığın karmaşık doğasını kavramak için rehber niteliğindedir. Çünkü tecrübe, "ben hata yapmam" demek değildir; Tam tersine, nerede hata yapabileceğini önceden hissetmektir. Bir diğer önemli konu ise havacılık çalışanlarının belli bir seviyeden sonra sistemin dışına itilmemesidir. Havacılıkta bilgi, bir noktada geçerliliğini yitiren bir şey değildir. Doğru aktarıldığında yıllarca değer üretmeye devam eder. Havacılık sektöründen gelen deneyimli kişilerin; eğitim, mentorluk, danışmanlık veya süreç geliştirme gibi alanlarda havacılığın içinde kalması, hem kurumlar hem de sektör için ciddi bir kazanımdır. Bu yaklaşım geçmişe tutunmak anlamına gelmez. Aksine, birikimi geleceğe taşımak demektir. Kurum kültürü bu şekilde korunur, aynı hataların tekrar tekrar yaşanmasının önüne geçilir. Tecrübe paylaşıldığında çoğalır, yalnız bırakıldığında ise körelir.
Havacılık bana şunu öğretti: En tehlikeli cümle “bugüne kadar bir şey olmadı” dır. Çünkü bu sektör, olanlarla değil, olmayanlarla ayakta durur. Yaşanmayan kazalar, gerçekleşmeyen hatalar, son anda fark edilen riskler ve dahası. Bunların büyük kısmı, sistemlerden önce insanın içindeki alarm sayesinde önlenir. Zamanla daha az konuşup, daha çok gözlemlediğimi fark ediyorum. Karar verirken daha sakin ve temkinliyim. Bu cesaretsizlik değil; farkındalıktır. Havacılıkta olgunluk, hızdan çok dengeyle ilgilidir. Bugün geriye dönüp baktığımda şunu net bir şekilde söyleyebilirim: Havacılıkta en güvenilir alarm, çoğu zaman ekranlarda değil, insanın içindedir ve tecrübe fark edilmeden işi kolaylaştırıyorsa görevini en doğru şekilde yapıyordur.
Referanslar:
-International Civil Aviation Organization. (1998). Human factors training manual (Doc 9683-AN/950, 1st ed.).
Yazar: Berna Kardeşler
#Havacılık #UçuşEmniyeti #Aviation #HavacılıkYönetimi #OperasyonelEmniyet #İnsanFaktörü #HumanFactors #ICAO9683 #HataYönetimi #CRM #HavacılıkPsikolojisi #NeoCockpit #HavacılıkTecrübesi #UçuşKültürü #Mentorluk #BernaKardeşler